Pazartesi, Ekim 30, 2006 - AĞIZ KOKUSUNA KARŞI ELMA ..
AĞIZ KOKUSUNA KARŞI ELMA..
ADANA (İHA) - Sağlıklı beslenmede sanılandan daha fazla faydalı olan elmanın, ağız kokusunu da giderdiği bildirildi.
KBB Uzmanı Opr. Şenol Civelek, içerisinde birçok mineral ve vitamin bulunduran ve su içeriği bol olan elmanın ağız kokusunu giderdiğini belirtti. Civelek, yemeklerden sonra yenen elmanın, çoğu zaman diş fırçalamak kadar etki yaptığını, çünkü elma çiğnenirken dişlerin arasının çok iyi şekilde temizlediğini vurguladı. Her öğünden sonra elma yenmesini tavsiye eden uzmanlar, bağırsak kanserine yakalanma riskini de azaltan elmanın diğer faydalarını şöyle sıralıyor:
"Zayıflamak için: Elmada sadece 50 kalori vardır ve içindeki petkinden dolayı doyurucudur. Zayıflamak için mükemmel bir meyvedir. Düşük kalorili olduğu için şişmanlığı önler, kan şekeri düzeyini ve yüksek tansiyonu olumlu bir şekilde etkiler.
Kabızlık için: Öğle yemeğinden önce yenen bir elma, bağırsakta bakterilerin çoğalıp azalmasını ayarlamada rol oynar ve bu sayede kabızlığı önler.
Bağışıklık için: Elmadaki C vitamini vücudun savunma sistemini kuvvetlendirir. Bunun sonucu olarak soğuk algınlığı virüsleri vücuda giremezler.
Dişler için: Yemeklerden sonra yenen elma, çoğu zaman diş fırçalamaktan daha iyi etki yapar. Çünkü elma çiğnenirken dişlerin arası çok iyi bir şekilde temizlenir.
Kolesterol için: Elmadaki petkin maddesi, zararlı kolesterolü düşürür; atardamarları koruyan faydalı kolesterolü yükseltir.
Kalp için: Elmadaki etkili maddelere yeni keşfedilen "phenylalanin" maddesi vücutta bulunan ve kalbin çalışmasında destek olan Q enzimini faaliyete geçirir.
Demir eksikliği: Demir, C vitaminiyle birleştiğinde organizma tarafından mümkün olduğunca iyi şekilde alınır. Elmada her ikisi de vardır."
|
|
Yorum (14) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Cumartesi, Ekim 21, 2006 - RAMAZAN BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN.

Arkadaşlar ben şimdiden bayramınızı kutlamak istedim.Evde tatlı bir telaş olduğu için fazla gezemem belki nette.Gerek yorum bırakan gerek cboxa msj bırakan arkadaşlara hemen iadeye gitme alışkanlığım var.Ama cboxta bazen arada unutulabiliyor burdan özür diliyorum gidemediğim arkadaşlardan.En son yorum bırakan arkadaşlarıda sürekli karşılamaya çalışıyorum.Ama ben aynı ilgiyi göremiyorum.En son Kadir Gecesi dahil 44 kişiye yorum bıraktım.Benim için zor değildi.Netten aldığım msjları kopyala yapıp yorumda yapıştırdım.Sağolsunlar listemde olmadığı halde uğrayan arkadaşlarım olmuş.Onlarada hemen iadeye gittim.En son yorum bıraktığım arkadaşlara son birkaç gün içinde yazmadımYorum düşkünüde değilim.Ben nasıl dikkat ediyorsam o ilgiyi görmek benimde hoşuma gider.Bayram süresince cboxu kaldırıyorum.En azından arada unutulmadan rahatça iadeye gidebilmek için.Bilmem artık hakkımda ne düşünürsünüz.Biraz ağırmı yazdım ne ! Hepinizin yeri ayrı ve benim için özelsiniz.Şimdiden
NEŞELİ,SAĞLIK ve HUZUR DOLU BAYRAMLAR DİLERİM.
|
|
Yorum (62) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Perşembe, Ekim 19, 2006 - KADİR GECEMİZ HAYIRLI OLSUN..
Ramazan ayinda mübarek bir gece
Kadir gecesi |
|
Kur’an-i Kerim’in inmeye basladigi Ramazan ayinin yirmi yedinci gecesi Islam’da en kutsal ve faziletli gecedir. Kadir gecesi, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayirlidir. Kur’an-i Kerim de bu gecenin faziletini belirten müstakil bir sure vardir. Bu surede yüce Rabbimiz söyle buyurmaktadir:
“Dogrusu biz Kur’an’i Kadir gecesinde indirmisizdir. Kadir gecesinin ne oldugunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan hayirlidir. Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her türlü is için inerler. O gece, tanyerinin agarmasina kadar bir esenliktir” (Kadir, 1-5).
Kadir Suresi
Kur’an-i Kerim’in doksan yedinci suresi olup bes ayet; otuz kelime ve yüz yirmi harften olusur. Fasilasi “râ” harfidir. Ismini ilk ayetinde geçen “kadr” kelimesinden alan bu surenin Mekke’de mi, yoksa Medine’de mi indigi konusunda ihtilaf vardir.
Sure, insanlara Kur’an’in degeri ve önemi hakkinda bilgi vermektedir. Allah Teala, Hicr Suresinde “Bunu biz indirdik” buyurur. Yani Hz. Peygamber (s.a.v)’in arzusu ile degil bizim dilememiz sonucu indirilen apaçik bir kitaptir 0.
Kadr sözcügü burada su iki anlamda kullanilmis olabilir: Bunlardan biri, takdir anlamidir. Allah bu gece takdirleri yani kaderleri uygulamak üzere meleklere emir verir. Bunu, Duhân Suresindeki su ayet destekliyor: “O gece katimizdan her hikmetli emir sadir olur. “Diger anlami ise, azamet ve sereftir. Bu husus, surenin “Kadir gecesi bin aydan hayirlidir” ayetinde ifade edilmektedir. Nasil daha hayirli olmasin ki, Allah’in insanliga son mesaji bu gecede indirilmeye baslanmistir. Gece, degerini bu olaydan almaktadir. Ve bu geceyi anmak, insanliga rahmet olarak Kur’an’in inmeye basladigi bu geceyi ihya etmek Müslümanlara tavsiye edilmistir.
Kadir gecesinin hangi gün oldugu konusunda birçok görüs ileri sürülmüstür. Ancak ümmetin büyük âlimlerinin çogunlugunun görüsü, Ramazan ayinin yirmi yedinci gecesi oldugu seklindedir.
O gece öyle bir gecedir ki Kur’an ayetleri Hz. Muhammed (s.a.v)’in kalbine inmeye basladigi gecedir.
Islam, hiç bir zaman dis görünüsü benimseyen, sekle önem veren sekilci bir din degildir. Bin aydan daha hayirli olan Kadir gecesini bugünkü anlasildigi sekilde “Bir gecelik ibadetle bütün günahlardan arinilacak” görüsü ancak muttakiler, inanmis samimi Müslümanlar için geçerlidir. Ancak böyle insanlarin o gecedeki ibadetleri makbul olur, ve Kur’an’in nazil oldugu o ilk manaya erisilebilir. Kadir gecesini hatirlayip o geceyi imanla ve sevabini umarak geçirmek Islam’in saglam ve bir bütün olan terbiye metodunun bir yanini olusturmaktadir.
Surenin anlami söyledir: “Biz o (Kur’an)’i Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne oldugunu sen nereden bileceksin? Kadir gecesi bin aydan hayirlidir. Melekler ve Ruh, o gece Rablerinin izniyle (o yil takdir edilmis olan) her is için iner de iner. Esenliktir o, tâ tan yeri agarincaya kadar”.
Surenin Inis Sebebi
Bu surenin inisi hakkinda degisik rivayetler vardir. Bunlardan biri söyledir:
Bir kere Resulüllah (s.a.v) Ashab-i Kirama Israilogullarindan birinin, silahini kusanarak Allah yolunda bin sene cihat ettigini bildirmisti. Ashabin buna hayret etmesi üzerine Cenabi Hak, Kadir suresini indirmistir (Tecrîd-Sarîh Tercemesi, VI, 313).
Kadir Gecesi Denilmesinin Sebebi
Bu geceye Kadir gecesi denilmesi seref ve kiymetinden dolayidir. Çünkü:
a) Kur’an-i Kerim bu gecede inmeye baslamistir.
b) Bu gecedeki ibadet, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin ayda yapilan ibadetten daha faziletlidir.
c) Gelecek bir seneye kadar cereyan edecek olan her türlü hadiseler Allah Tesl’nin ezeli kaza ve takdiri ile ilgili meleklere bu gece bildirilir (Tecrîdi Sarih Tercemesi, VI, 312).
d) Bu gecede yeryüzüne Cebrail ve çok sayida melek iner.
e) Bu gece tanyerinin agarmasina kadar esenliktir, her türlü kötülükten uzaktir. Yeryüzüne inen melekler ugradiklari her mümine selam verirler.
Hangi Gecede Oldugu
Kadir gecesinin hangi gece oldugu kesin olarak bilinmemekle beraber genellikle Ramazan’in yirmi yedinci gecesinde oldugu tercih edilmistir. Hz. Peygamber (s.a.v) bunun kesinlikle hangi gece oldugunu belirtmemis, ancak; “Siz Kadir gecesini Ramazan’in son on günü içerisindeki tek rakamli gecelerde arayiniz” buyurmustur (Buhari, Müslim).
Baska bir hadiste ise Ibn Ömer (r.a) söyle nakletmistir: Sahabelerden bazi kimselere, rüyalarinda, Kadir gecesinin, (Ramazan’in) son yedi günü içinde oldugu gösterildi. Resulüllah (s.a.v) onlara: “Görüyorum ki rüyalariniz Ramazanin son yedi günü hakkinda birbirine uygun düsmüstür. Artik kim Kadir gecesini aramaya kalkisirsa, onu Ramazan’in son yedisinde arasin, buyurmustur (Buhari, Müslim).
Gizli Olmasinin Sebebi
Islam kaynaklarinda belirtildigine göre Allah Teala bir takim hikmetlere dayanarak Kadir gecesini ve onun disinda daha bazi seyleri de gizli tutmustur. Bunlar:
Cuma günü içerisinde duanin kabul olacagi saat; bes vakit içerisinde Salât-i vusta; ilahi isimler içerisinde Ism-i Azam; bütün taatlar ve ibadetler içerisinde rizay-i ilahi; zaman içerisinde kiyamet ve hayat içerisinde ölümdür. Bunlarin gizli tutulmasindan maksat müminlerin uyanik, dikkatli ve devamli Allah’a ibadet ve taat içerisinde olmalarini saglamaktir. Müminler bu geceyi gaflet içerisinde geçirmemeli, ibadet ve taatle degerlendirmelidir. Ebu Hureyre (r.a)’in rivayet etmis oldugu hadisi serifte Peygamber Efendimiz (s.a.v) söyle buyurmustur:
“Kim Kadir gecesini, faziletine inanarak ve alacagi sevabi Allah’tan bekleyerek ibadet ve taatla geçirirse geçmis günahlari bagislanir” (Buhari).
Kadir Gecesinde Neler Yapmaliyiz?
Kadir gecesini, namaz kilarak, Kur’an-i Kerim okuyarak, tövbe, istigfar ederek ve dua yaparak degerlendirmeliyiz.
Üzerinde namaz borcu olanlarin nafile namazi kilmadan önce hiç degilse bes vakit kaza namazi kilmalari daha faziletlidir. Kazasi yoksa nafile kilar.
Süfyan-i Sevri: “Kadir gecesi dua ve istigfar etmek namazdan sevimlidir. Kur’an okuyup sonra dua etmek daha güzeldir” demistir (Tecrid-i Sarih Tercemesi, VI, 313).
Hz. Aise (r.ah) söyle anlatiyor: “Ey Allah’in Resulü! Kadir gecesine rastlarsam nasil dua edeyim? diye sordum. Resulüllah (s.a.v):
“Allahümme inneke afüvvün tühibbü’l-afve fa’fu annî (Allah’im sen çok affedicisin, affi seversin, beni affet)” diye dua et, buyurdu (Tecrîd-i Sarih Tercemesi, VI, 314).
Bu gecenin öyle bir ani vardir ki o anda yapilan ibadet ve dualar mutlaka makbul olur. Bu önemli ani yakalamak için gecenin bütününü tövbe ve istigfar ile geçirmek gerekir. Bu da kisinin imanini tazeler. Gecenin bütününü ibadetle geçiremeyenler en azindan teravihten sonra bir miktar oturup dua etmelidirler.
Bu, bin aydan hayirli oldugu bildirilen gecede insanlik alemini huzura kavusturmak için gerekli olan esaslar indirilmistir. Namaz, zikir, tesbih, Kur’an okumak gibi bedeni ibadetlerimiz yaninda düsünce ile ibadet olarak isimlendirdigimiz tefekkürü insanligin amaci nedir? olgun insan olma mertebesine nasil ulasabiliriz? Nasil insanliga daha iyi hizmet edip, daha çok sevgi sunabiliriz? seklindeki odak noktalari ile güçlendirelim.
Unutmayalim ki; özellikle bu gecede Tevvab olan Allah tövbelerimizi kabul edecektir. Bizlere bir ikram olarak sunulan bu kutsal Kadir gecesinde dualarimizdan insanligin huzuru, sevgi ve kardesligin saglanmasi ve devami için bizlere daha fazla güç, iman vermesi için yakaralim. Yalniz kendi sevdigimiz insanlarin degil, bütün insanlarin sevgiye layik oldugunu animsayarak sevgide saglam ve cömert bir ruha sahip olmak için de yardim dileyelim. Rahman ve Rahim Allah’in adiyla, hepimize hayirli kandiller diliyoruz. |
|
|
Yorum (21) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Çarşamba, Ekim 18, 2006 - GRİP ÖNLEMLERİ
Adını en çok duyduğumuz hastalık olan grip, en çok mevsim geçişlerinde yakalar bizi. Siz de yatak döşek yatmak istemiyorsanız şimdiden önleminizi alın. Basit bir üst solunum hastalığı olan grip yüksek ateşle seyreden, aşırı halsizlik, bitkinlik, kuru öksürük, kas-eklem ve baş ağrısı ile kendisini gösterir. İster çok sağlıklı ve düzenli beslenin, ister spor yaparak vücudunuzu zinde tutun, grip virüsü sizi de hasta yapabilir. Uzmanlar, gripten korunmanın yolunu hastalığı iyi tanımaktan geçtiğini belirterek şu uyarılarda bulunuyorlar: *Yaşlılar (65 yaş ve üzeri), çocuklar (6-23 ay), kronik kalp ve damar hastaları, astım ve kronik bronşit olanlar, kronik böbrek hastalığı olanlar, şeker hastaları, kronik kan hastalığı olanlar, kanser hastaları, bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç alanlar ve gebeler riskli grup olarak tanımlanmaktadır. Özellikle bu grupta grip çok daha ağır seyretmekte ve ölüme kadar varabilen ciddi sonuçlara yol açmaktadır. *Grip virüsü çok kolay ve hızlı bulaşıyor. Öksürük ve hapşırık, hasta kişilerin eşyalarına veya hasta kişilere temas gribin başlıca bulaşma yolları. *Grip hastalık belirtileri başlamadan 1 gün önce ve belirtiler başladıktan sonra 5 güne kadar bulaştırılır. Çocuklarda ise belirtiler başladıktan sonra 1 hafta veya daha uzun süre bulaştırıcılık devam eder. *Yüksek ateş, şiddetli kas ağrıları ve aşırı halsizlik nedeniyle 3-7 gün gibi bir süre yatak istirahatı gerekmektedir. Yaklaşık bir hafta içinde belirtiler kaybolmakta, ancak birkaç hafta halsizlik ve öksürük devam edebilmektedir. Dengeli beslenin: Vücudun ihtiyacı olan protein, karbonhidrat, yağ ve vitaminler yeterli olarak alınmazsa, vücut direnci düşer ve solunum organları mukozası da bu durumdan etkilenir. Yeterli miktarda su için: Solunum yollarının nemli olması, virüs taşıyan damlacıkların etkisine karşı direnci sağlar. Bu bakımdan özellikle su içme ihtiyacının azaldığı kış mevsimi de dahil olmak üzere, her dönemde günde 8-10 bardak su içilmesi oldukça işe yarar. Düzenli spor yapın: Sağlıklı yaşamın bir parçası olan spor, gripten korunmak için de çok önemli. Yetişkin bir kişinin haftada 3 gün, günde 1 saat olmak üzere spor yapmasında fayda var. Stresten uzak durmaya çalışın: Stres, vücut direncini azaltarak hastalıklara davetiye çıkaran en önemli etkenlerden biri. Bu nedenle, çeşitli yollarla stresten uzaklaşmak, sağlıklı kalmayı da beraberinde getirir. Kalabalık yerlerde kendinizi korumaya çalışın: Toplu taşıtlar, sinema, tiyatro gibi kalabalık yerlerde grip olan bir kişinin aksırması ile virüsler büyük bir hızla (160 km/saat) hareket ederek 3-4 metre uzağa yayılabilir. Bu tür yerlerde havalandırmanın iyi olmasına ve temizliğe dikkat etmek gibi basit tedbirlerle gripten korunabilirsiniz. Düzenli uyuyun: Bir gece uykusuz kalındığında, virüslere karşı savaşan vücut hücreleri yarı yarıya azalır. Mümkün olduğunca düzenli uyuyun, bu düzen bozulursa mutlaka telafi ederek vücudun uyku ihtiyacını karşılayın. Gribe yakalanmış kişiler ile yakın temastan, ortak eşya kullanmaktan kaçının. En iyi tedavi: Dinlenmek Grip tedavisinde antibiyotik kesinlikle kullanılmamalı ancak belirtileri giderici ilaçlar kullanılmalı, yatak istirahatı yapılmalı ve bol sulu gıdalar tüketilmeli.
|
|
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Perşembe, Ekim 12, 2006 - YARARLI BİTKİLER
DEFNE;Tarih boyunca yararlı özellikleriyle baş tacı oldu.Oniki ay boyunca yeşil kalan bu güzel ağacın yaprağı cildi güzelleştiren,iştahn açıcı yağlar ile dolu.Yaprakları hem taze hemde kuru olarak kullanılan defne,romatizmaya iyi gelen bir bitkidir.Yemeklerde kullanma sıklığı yeterli değilse çay gibi demleyipte içebilirsiniz.Defne yaprakları bütün olarak kullanılan ender otlardan biridir.Yemeklere pişme süresinin başında eklenmeli servis yapmadan önce çıkarılmalıdır.Kuvvetli tadından ötürü ölçülü kullanmayı unutmamak gerekir.
TARÇIN;Tarçın'ın eski Türk'lerde karabiberi kullandığımız sıklıkta kullanıldığını biliyormuydunuz?En çok sütlaç için aradığımız tarçını kullandıkça,balığa bile çok yakıştığını göreceksiniz.Anavatanı Srilanka olan bu mis kokulu baharat,Avrupa ülkelerinde genellikle tatlılarda kullanılırken,Ortadoğu ülkelerinde ise kuzu etli yemeklerde sıkça kullanılır.
İştahınız yok,herşeye isteksizsiniz,hemen tarçın ile kaynatılmış büyük bir fincan süt için.Önemli bir afrodizyak olan tarçın sizi harekete geçirecektir.
DEREOTU;Romalılarda canlılığın sembolü olarak kullanılan dereotu,Yunanlılarda da hıçkırığa birebir çare olarak bilinrdi.Dereotu;özellikle peynirlere,omletlere,deniz mahsullerine,patates salatası ve soslara lezzet katar.Uykusuzlukmu çekiyorsunuz?Akşam yemeklerinde salatanıza bol miktarda dereotu ekleyin.Böylece hem dereotunun sakinleştirici etkisiyle daha kolay uykuya dalarsınız,hemde sindirim için önemli bir destek alırsınız.
KİMYON;Anne sütünü bollaştırır.Emziren anneler peynirli ekmeğin üzerine bile kimyon serpip yediğinde sütünün bollaştığını fark edecektir.
FESLEĞEN;Mide ve sinirler üzerinde düzenleyici etkiye sahiptir.Her tür sindirim sıkıntısı,mide ağrısı,sinir bozukluğu ve depresyon için fesleğenin hoş lezzetinden yararlanabilirsiniz.Yoğun konsantrasyon gerektiren işlerde zihin açıklığı içinde fesleğen size yardımcı olacaktır.
SAFRAN;Her baharat metabolizmada yarattığı etkilerle anılır.Ölçülü safran tüketimi de bebek sahibi olma ihtimalini arttırır.Safranın tadından en yoğun şekilde yararlanmak için kullanmadan önce biraz ısıtın,ardından suda bekletin.
|
|
Yorum (14) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Çarşamba, Ekim 4, 2006 - GELİN KAYNANA
gelin kaynana karşı karşıya oturmuşlar kaynana ; - gelin sen daha yenisin birbirimizin huyunu suyunu oturup konuşarak anlayalım demiş. gelinde ; - tabi anne konuşalım demiş. kaynana başlamış anlatmaya. - aman kızım benim üç halim vardır dikkat et. saçıma gül takmışsam;neşeli olurum. her yola gelirim. kulağımın arkasına gül takmışsam havamda olmam. çok ısrarcı olma.eğer ki yakama gül takmışsam sakın etrafımda dolaşma çok sinirli olurum. gelin kaynana lafını bitirince başlamış lafa; - anne benim halim malim yoktur. bacak bacak üstüne atarım, sigaramı yakarım,sen gülü nerene takarsan tak ben keyfime bakarım.
OLAY BUDUR.....::))))
|
|
Yorum (15) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Çarşamba, Ekim 4, 2006 - AFACAN ÇOCUK
AFACAN ÇOCUK Afacan cocugun dogum gunudur ve annesinden bir kirmizi bisIklet ister. Annesi de ona bisikleti hak etmedigini ve Tanriya suclarini itiraf ettigi bir mektup yazmasini soyler.
Cocuk odasina gider ve baslar yazmaya... "Tanrim beni hep yalan soyledigim icin affedin soz veriyorum bir daha olmayacak bugun benim dogum gunum ve sizden bir kirmizi bisIklet istiyorum". Cocuk mektubu yirtar atar. Cunku gunahlari o kadarcik değildir.ikinci mektubu yazmaya karar verir.
"Tanrim beni hep yalan soyledigim icin , annemi hic dinlemedigim icin beni affedin bir daha olmicak soz veriyorum bu gun benim dogum gunum sizden kirmizi bisIklet istiyorum"...
Ve bu mektubu da yirtar, cunku bunlarda isledigi butun gunahlar deyildir. Ve baslar ucuncu mektuba. Yine olmaz ve afacan cocuk baska bir yol denemek icin annesinden izin alir ve kiliseye gider. Bunu goren annesi cok sevinir ve yaramaz oglunun akillandigini sanar. Kucuk cocuk kilisede gider Meryem annenin heykelini yanina ve saga sola baktiktan sonra onu cantasina koyar ve eve goturur.
Evde yine odasina cikar ve Tanriya son mektubunu yazar,
"Bana kirmizi bisIkleti al.
Anan elimde rehin.
Onu bir daha goremiyebilirsin"
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Pazar, Ekim 1, 2006 - RAFTİNG MACERAMIZ
Aman arkadaşlar nasıl başlasam nerden başlasam anlatmaya:)))Resimlere baktıkça gülme krizim tutuyor.Bugün yarın derken rafting fotolarını ekledim nihayet.Daha doğrusu canım EMİNE bize postayla fotoları yolladı.Bizdekiler kayıtlı duruyor.Araya başka şeyler ekleyince ertelendi biraz.Bize gelen fotoları makineyle yeniden çektik ki buraya aktarması kolay olsun.Daha değişik kareler var.Çocuklar denizde,kampta hangisini ekleyelim karar vermesi zor oldu.Asıl heyecan rafting maceramız olduğu için bunlarda karar kıldık.Eminedantelörgü Antalya'da kamp yaptığımız yere çok yakındı.Tanışıp görüşme fırsatımız oldu.Tabi ben o zaman düşmüş ve keklik sekerekten bir halde emineyle tanışmaya gittim.Çok muhabbetli bir insan.Konuştuk,kaynaştık tekrar görüşelim dedik.Bize hafta sonu rafting turnuvası olduğunu gelip gelemeyeceğimizi sordu.Bizde gidelim dedik. Eee nasıl bir şeymiş görelim dedik.Adını duyduk ta..Yapmadık ki:))))Anlatamam size o çığlıklar ve bağırışlar..Harikaydı yaaa...Teşekkürler eminecim sen olmasan ben hayatta cesaret edemezdim rafting yapmaya...

En önde eminenin eşi salih bey,hemen yanında oğlu ahmet ve işyerinden arkadaşları(adını hatırlayamadım)salih beyin arkasında benim eşim,eşimin arka tarafı şapkalı ben,yanımda büyük oğlum,küçük oğlum,hemen yanında hatice eminenin misafiri ve emineArkadaki delikanlı .Eminenin misafiri yine.Benim kızla eminenin kızı arada saklanıyorlar korktularda:))Benim arkamdaki bayanda öndeki beyefendinin eşi ve nihayet bot komutanımız:))))Bizi ileri,geri yönlendiren baş kumandan..
Bir kez daha teşekkürler emine.Unutulmaz bir macera yaşattın bize.Haaa unutmadan onuda anlatayım..Boto bindikten kısa bir süre sonra eşimle ben aynı anda kendimizi buz gibi suyun içinde bulduk.Yüzme bilmeyen ben:(((şok olmuş bir halde botun kenarındaki iplere tutunmaya çalıştım.O sırada bana uzatılan küreğe tutununca beni yukarı çektiler.Ama iyi oldu çünkü ben tek düşseydim eğer eşim bana sürekli sen düştün diye alay edecekti.Anca beraber kanca beraber oldu yani:)))
Nasıl sizde bu heyecanı yaşamak istemezmisiniz?Şu çığlıklara bakın hele:))

|
|
Yorum (20) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Pazar, Ekim 1, 2006 - GERÇEK YAŞINIZI ÖĞRENİN...
Arkadaşlar önce merhaba.Ziyaretine gittiğim kuzeydenizi arkadaşımın sayfasında gördüm.Gerçek yaşımızı öğrenebiliyormuşuz.Tabi bende bir bakayım nasıl birşey dedim.Başladım bana uyan cevapları vermeye.Gerçekten çok etkileyici.Benim yaşım şu an 37,9 Realage yaşımda 48,2. Tabi göründüğüm yaştan yaşlıyım napalım:)))Vereceğiniz cevaplara göre sizi bilgilendiriyor.Denemenizi tavsiye ederim.Teşekkürler kuzeydenizi.tıklayın sizde öğrenin.http://www.realage.com.tr.
|
|
Yorum (9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Cumartesi, Eylül 23, 2006 - RAMAZAN AYIMIZ HAYIRLI VE UĞURLU OLSUN..

Hiç dinmeyen bir neş'e, hiç bitmeyen bir zevk, hiç eksilmeyen bir aşkla, tütüp giden bir ay varsa o da Ramazandır. Bir sene içinde geçen bütün nazlı mevsimlerin, ayların özünü, ruhunu, gerçek manâsını ve onlardan süzülmüş, toplanmış usareleri en tatlı bir şive ile sunan Ramazan günleri, Ramazan geceleri; her lahza, gönülleri ayrı bir haz ve ayrı bir tatlılıkla sarar, şefkatle onları kucaklar, muhabbetle okşar ve yaşama zevkiyle coşturur.
Ramazan günleri, dünyanın her yanında, husûsiyle Müslüman ülkelerde ve Müslümanlar arasında ve hele bizim dünyamızda bütün alâkalara merkez, bütün ruhânî zevklere meydan, bütün heyecanlara sahne, bütün terakkîlere nurdan bir helezon ve bütün insânî hususiyetlerin inkişâfına açık bir fırsat, bir ganimet alanıdır.
BÜTÜN İSLAM ALEMİNİN RAMAZAN AYI HAYIRLI VE UĞURLU OLSUN.
|
|
Yorum (21) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Evren çiçek olsa,arı ben olsam.Dost elinden tatlı bal bulamam)))
|